SON DAKİKA
Son dakika haberi bulunmamaktadır
Yeniden İlk Haber
Köşe Yazısı

Yeniden İlk Haber

Köşe yazarı

Dini Duyarlılık mı, Stratejik Bir Mühendislik mi?

Yayın Tarihi
20 Nisan 2026, 11:10
Okuma Süresi
3 dakika

20 Nisan ve "Kutlu Doğum" Gerçeği Türkiye, on yıllardır dini ve milli bayramlarını belli bir gelenek içerisinde kutlayan bir ülkeydi. Ancak 1989 yılında hayatımıza giren ve zamanla tüm devlet kurumlarını kuşatan "Kutlu Doğum Haftası" kavramı, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda derin bir tartışmanın fitili oldu. Bugün geriye dönüp baktığımızda sormamız gereken soru şu: Neden İslam dünyasında sadece bizde, neden miladi takvimde ve neden tam da o tarihlerde? İslam coğrafyasının geri kalanına baktığınızda, Peygamber Efendimiz’in doğumu Hicri takvime göre "Mevlid Kandili" olarak idrak edilir. Kandillerin tarihi her yıl değişir, ayın hareketlerine göre kayar. Ancak Türkiye’de bir dönem, bu dini geleneğin dışına çıkılarak kutlamalar 14-20 Nisan arasına hapsedildi. Dünyada bir eşi benzeri olmayan bu "sabit takvim" uygulaması, masum bir "herkes katılsın" niyetinden ziyade, toplumsal hafızaya yeni bir takvim dayatma çabası gibiydi. İşin rengi, FETÖ’nün devletin kılcal damarlarına sızmaya başladığı, bürokrasiden emniyete kadar her alanda hüküm sürdüğü yıllarda daha da netleşti. Dikkat çekici olan şuydu: FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in resmi kayıtlardaki doğum tarihi 27 Nisan’dı. "Kutlu Doğum" etkinliklerinin finalinin ve en görkemli kutlamalarının Gülen’in doğum günüyle bu denli yakınlaştırılması, örgütün semboller üzerinden yürüttüğü o meşhur "kişi kültü" yaratma stratejisinin bir parçasıydı. Peygamber sevgisi, sinsice bir örgüt liderinin doğum gününe zemin hazırlamak için mi kullanılmıştı? Örgütün altın çağını yaşadığı dönemlerde, stadyumları dolduran o devasa "Kutlu Doğum" organizasyonları, aslında dinî bir vecibeden çok, örgütün gövde gösterisine dönüştü. Peygamber Efendimiz’in kutlu hatırası, örgütün sızma faaliyetlerini "hoşgörü ve diyalog" makyajıyla örtmek için bir kalkan haline getirildi. Devletin içine çöreklenen bu yapı, kendi takvimini devletin resmi etkinlik takvimine dayatacak kadar cüretkâr hale gelmişti. Nitekim 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bu "tezgah" daha net görüldü. 2017 yılında alınan kararla, bu haftanın adının "Mevlid-i Nebi Haftası" olarak değiştirilmesi ve kutlamaların yeniden Hicri takvime, yani asıl mecrasına çekilmesi sadece bir idari karar değil, aynı zamanda dinî değerlerin bir örgütün tekelinden kurtarılması hamlesiydi. Sonuç olarak; dinî değerlerin siyasi veya örgütsel ajandalara alet edilmesi, bu topluma yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. "Kutlu Doğum" adı altında yürütülen o sabit takvimli günler, bir dönemin vesayet odağının takvimimize attığı bir imzaydı. Bugün o imza silindi, ancak hafızalardaki "bu organizasyonu kim, neden başlattı?" sorusu, bir ibret vesikası olarak kalmaya devam edecek.

Yasal Uyarı: Bu köşe yazısında yer alan görüş ve değerlendirmeler yazarına aittir ve yazarın sorumluluğundadır. Yayımlanan içerik, yazarın kişisel görüşünü yansıtmakta olup, sitemizin resmi görüşünü temsil etmemektedir.

Yeniden İlk Haber

Yeniden İlk Haber

Uzun yıllar gazetecilik yapan Yeniden İlk Haber, özellikle yerel gündem ve toplumsal konularda uzman görüşleriyle tanınmaktadır. Yazılarında objektif yaklaşımı ve analitik bakış açısıyla okuyucularına farklı perspektifler sunmaktadır.

Bu haberi paylaş

Yorumlar (0)

Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Yorum Yap

0/1000 karakter

Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.

Yorumlar yükleniyor...

YAZARLARIMIZ

Batuhan Keser

Batuhan Keser

Fotoğrafçılık, kamera teknolojileri ve ekipman incelemeleri üzerine köşe yazıları yazan içerik üreticisi.

Esma Özen

Esma Özen

Esma Özen, yerel gazeteciliği yalnızca haber aktarmak olarak görmeyen; kentin hafızasını tutan, soruyu doğru yere yönelten bir basın emekçisidir. Balıkesir ve çevresinde siyaset, yerel yönetimler, çevre mücadelesi ve toplumsal adalet başlıklarında yaptığı haberlerle öne çıkar. Özellikle kadın cinayetleri, cezasızlık politikaları ve kamu yararını ilgilendiren konularda net, cesur ve tavizsiz bir dil kullanır. Haberlerinde “gelmiştir–yapılmıştır” klişelerinden uzak durur; okuru bilgilendirirken aynı zamanda düşündürmeyi hedefler. Basın açıklamalarını süzgeçten geçiren, perde arkasını merak eden ve “neden?” sorusunu ısrarla soran bir habercilik anlayışına sahiptir. Sosyal medya ve dijital mecralarda etkili başlıklar, güçlü kapak görselleri ve gündem yaratan içerikler üretir. Yerel demokrasinin, şeffaflığın ve kamusal sorumluluğun takipçisi olan Esma Özen, gazeteciliği bir meslekten çok topluma karşı bir görev olarak görür.

Esma Sarıbaş

Esma Sarıbaş

Teknolojinin teknik derinliğini ve altyapısal katmanlarını merkeze alan yazarımız, dijital dünyanın gelişim süreçlerini analiz ediyor. Sadece değişimi takip etmekle kalmayıp, sistemlerin işleyiş mantığını ve dijital stratejilerin geleceğini çözümleyen bir bakış açısıyla, teknoloji odaklı bir yol haritası sunuyor.

İsmail Akyol

İsmail Akyol

Felsefe Bölümü mezunu. Edebiyata derin bir tutkuyla bağlı bir okur. Uzun yıllar yayıncılık sektöründe edindiği deneyimle metin dünyasının içinde yer aldı. Henüz kaleme aldığı eserler yayımlanmamış olsa da, kendini yazar olarak tanımlamaktadır.

MERHABA

MERHABA

Yeniden İlk Haber Gazetesi imtiyaz sahibi.

Okan Bent Önok

Okan Bent Önok

1970 yılında doğan Okan Bent Önok, çok yönlü yaşamı ve özgün düşünce yapısıyla dikkat çeken bir isimdir. Türkiye’de aldığı eğitimle birlikte hem kültürel hem de entelektüel açıdan zengin birikim kazanan Önok, farklı meslek dallarında edindiği deneyimlerle yaşamın her alanına dokunmuştur. Gençlik yıllarında futbolculuk, devlet memurluğu ve sivil havacılık gibi farklı sektörlerde yer alan Önok, bugün bu tecrübelerini toplumsal gözlem ve eleştiri gücüyle harmanlayarak kaleme almaktadır. Statükoya muhalif duruşu ve asi kişiliğiyle tanınan yazar, düşüncelerini cesurca dile getirmesiyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Köşe yazarlığını, toplumsal olaylara ışık tutmak ve insanlara farklı bakış açıları kazandırmak için bir platform olarak kullanmaktadır. Atatürkçü bir bakış açısına sahip olan Önok, insan hakları, özgürlük ve laiklik ilkelerini savunmaktadır. Marjinal kişiliği, mizahi üslubu ve alışılmışın dışında düşünme biçimiyle okurlarını hem düşündüren hem gülümseten bir kalemdir. Okan Bent Önok, “Yeniden İlk Haber” ailesinde köşe yazılarıyla sadece olayları değil, olayların ardındaki insanı da anlatmaya devam ediyor. 📚 Eserleri: Gölgedekiler, Rüzgar, Tuval

ÖZNUR KÖKER

ÖZNUR KÖKER

Sokaktaki vatandaşın bütçesinden pazardaki fiyatlara kadar uzanan bir perspektifle geçim sıkıntısını ele alan bir ekonomi köşe yazarıdır. Ekonomik verileri sahadan gözlemlerle birleştirir.

Simge Ham

Simge Ham

Köşe yazarımız, toplumun görmezden gelinen yaralarını ve kadınların gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı eşitsizlikleri cesur bir dille kaleme almaktadır. Yazılarında adalet, hak ve vicdan kavramlarını merkeze alır.

Ters Köşe

Ters Köşe

Ümit Atılganer

Ümit Atılganer

Spor Yazarı

Uzm. Dyt. Fatih Erkan

Uzm. Dyt. Fatih Erkan

Fatih Erkan, beslenme alışkanlıklarını sürdürülebilir yaşam tarzına dönüştürmeyi savunan bir uzman diyetisyendir. “Diyet bozulan bir şey değildir” yaklaşımıyla katı listeler yerine bireye özel, kalıcı ve dengeli beslenme modelleri üzerine çalışmalar yürütmektedir.

Yeniden İlk Haber

Yeniden İlk Haber