
“Mutlak Butlan” Sürecinde Ahmet Akın’ın Duruşu Ne Anlama Geliyor?
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla başlayan kriz, yalnızca parti içi bir hukuk tartışması olmaktan çıktı; aynı zamanda CHP’nin gelecekte nasıl bir siyasal yol izleyeceğinin de testi haline geldi. Bu süreçte gözlerin çevrildiği isimlerden biri ise Ahmet Akın oldu.
Çünkü Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, kriz boyunca ne tamamen sert bir cepheleşmenin içinde yer aldı ne de sessiz kalmayı tercih etti. Tam tersine, parti içindeki tansiyonu düşürmeye çalışan, köprü kuran ve örgütün dağılmaması gerektiğini vurgulayan bir çizgi izledi.
Mahkemenin “mutlak butlan” kararı sonrası CHP’de büyük bir kırılma yaşanırken, Ahmet Akın’ın önce eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Bu ziyaret bazı çevrelerde “arabuluculuk girişimi” olarak yorumlandı.
Ancak sürecin devamında Ahmet Akın’ın tavrı daha net okunmaya başladı.
CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının ortak açıklamasında, parti yönetiminin ve Özgür Özel’in yanında durulurken, partinin hızlı şekilde olağanüstü kurultaya gitmesi gerektiği vurgulandı. Ahmet Akın da bu ortak duruşun içinde yer aldı.
Aslında burada dikkat çeken nokta şu oldu:
Ahmet Akın, ne “eski yönetim geri gelsin” diyen sert bir blokta yer aldı ne de “parti içi hesaplaşma büyüsün” isteyen bir söylem kullandı. Aksine verdiği mesajlarda CHP’nin bu süreçten parçalanmadan çıkması gerektiğini savunduğu görüldü. Sosyal medyaya yansıyan açıklamalarında “CHP bu günleri güçlenerek atlatacaktır” mesajı vermesi de bunun önemli göstergelerinden biri oldu.
Balıkesir siyasetini yakından takip edenler açısından Ahmet Akın’ın tavrı sürpriz sayılmıyor. Çünkü Akın, uzun süredir parti içinde “örgütle kavga etmeyen”, farklı kanatlarla diyalog kurabilen isimlerden biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle yerel seçim zaferinden sonra oluşan “iktidar yürüyüşü” havasının korunması gerektiğini düşünen belediye başkanları arasında yer aldığı yorumları yapılıyor.
Bugün CHP tabanında oluşan temel duygu ise oldukça net:
Tabanın önemli bir bölümü, partinin yeniden iç tartışmalarla yıpratılmasını istemiyor. Özellikle Özgür Özel yönetimiyle yerel seçimlerde elde edilen başarının ardından başlayan değişim sürecinin kesintiye uğramasına tepki gösteriliyor. Bu nedenle Ahmet Akın gibi isimlerin “krizi büyütmeyen ama örgütsel iradeye sahip çıkan” tavrı parti içinde dikkatle izleniyor.
Öte yandan Ahmet Akın’ın süreç boyunca kullandığı temkinli dil de önemliydi. Sert polemiklerden uzak duran Akın’ın, kamuoyu önünde daha çok “birlik”, “kurumsal yapı” ve “CHP’nin yıpranmaması” eksenli mesajlar verdiği görüldü. Bu da onu kriz anında taraflardan birinin sözcüsü değil, denge unsuru gibi konumlandırdı.
Ancak siyaset kulislerinde artık şu soru daha yüksek sesle soruluyor:
“CHP’de başlayan bu yeni dönemde Ahmet Akın gibi yerel seçim başarısı elde etmiş belediye başkanları, partinin yönünü belirleyen daha güçlü aktörlere dönüşecek mi?”
Çünkü yaşanan son kriz, yalnızca genel merkez tartışmasını değil; sahada karşılığı olan belediye başkanlarının parti içindeki ağırlığını da ortaya koymuş oldu.
Ve görünen o ki…
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, CHP’de yaşanan “mutlak butlan” fırtınasında yalnızca Balıkesir’in değil, parti içindeki yeni denge arayışının da dikkat çeken isimlerinden biri haline geldi.
Etiketler
Bu haberi paylaş
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Yorum Yap
Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.
Yorumlar yükleniyor...








